Vajinal Enfeksiyonlar ve Siğiller
Kadın üreme sisteminin en önemli duraklarından biri olan vajinanın iç yapısı çok katlı epitelle örtülüdür. Laktobasil olarak adlandırılan yararlı bakterilerden oluşan bir floraya sahiptir.
Zararlı bakterilere karşı savunmada önemli bir rol üstlenen bu bakteriler, vajinada asidik bir ortam yaratır ve zararlı mikropların üreme riskini nötralize eder. Vajina aynı zamanda kaygan bir tabaka oluşturan ve cinsel ilişkiyi kolaylaştıran fizyolojik vajinal bir akıntıya sahiptir. Bu akıntı renksiz ve kokusuzdur.
Tüm bu doğal süreci bozan vajinal enfeksiyonlar ise zararlı mikroorganizmaların kontrolsüz büyümesi sonucunda vajinitin ortaya çıkmasına neden olur. Vajinit; yaşam kalitesini etkileyen akıntı, kaşıntı, koku ve idrar yaparken zorlanma gibi şikayetlerin yanı sıra tedavi edilmediğinde çeşitli komplikasyonlara da zemin hazırlayabilmektedir [1].
“ ”Vajinal enfeksiyonlar kadınların yaşam boyu en az bir kez karşılaştığı çok yaygın jinekolojik sorunlardır. Doğru tanı ve zamanında tedavi, tekrarlamayı ve komplikasyonları önlemenin en etkili yoludur.
Vajinal Enfeksiyonlar Nedir?
Kadınların ortak problemleri arasında yer alan vajinal enfeksiyonlar, birçok farklı mikroba bağlı olarak oluşan ve tüm organları etkileyebilen enfeksiyonlar grubu olarak özetlenebilir. Vajinit; bakteriyel vajinozis, vulvovajinal kandida ve trikomoniyazis tüm semptomatik vakaların büyük bölümünü oluşturmaktadır [1].
Genellikle vajinada akıntı, tahriş, hassasiyet, koku ve kaşıntı ile ortaya çıkan vajinal enfeksiyonlar, vajinanın doğal florasının bozulmasıyla ortaya çıkar. Vajinal enfeksiyonlar, vajinal salgının yapısı, kokusu ve renginin değişmesine yol açar.
Vajinal Enfeksiyonlar Nelerdir?
Söz konusu vajinal enfeksiyonlar olduğunda en sık görülen türlerin başında mantar enfeksiyonları (vulvovajinal kandida) gelir. Candida albicans olarak isimlendirilen mantar aslında vajinal florada yer alan mikroorganizmalardan biridir. Ancak kontrolsüz olarak çoğaldıklarında vajinal bir enfeksiyona dönüşüp çeşitli şikayetlerin ortaya çıkmasına yol açar. Araştırmalar, vulvovajinal kandidiazın kadınların %75'ini yaşamlarının en az bir döneminde etkilediğini ortaya koymaktadır [2].
Bakteriyel vajinozis (BV), vajinal akıntının en yaygın nedenidir ve üreme çağındaki kadınlarda %23-29 gibi yüksek bir yaygınlığa sahiptir. BV; vajinal mikrobiyomun dengesizliğinden kaynaklanır ve preterm doğum, pelvik inflamatuar hastalık ve HIV başta olmak üzere diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı duyarlılığı artırır [3].
Genital uçuk ise herpes simpleks virüsünün yol açtığı ağrılı bir ülser çeşididir. Direkt temas ile bulaşan genital uçuklar, genel olarak belirti vermez ve kişi uzun süre boyunca taşıyıcı olabilir.
En sık görülen vajinal enfeksiyonlardan biri de kondilom (genital siğil)dır. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar arasında çok yaygın olan bu tür, Human Papilloma Virüs (HPV) enfeksiyonuyla oluşur. Daha çok genital bölgede ortaya çıkan bu siğiller vajinada yanmaya, kaşıntı, akıntı ve bazı durumlarda kanamaya yol açar. WHO 2024 kılavuzu, anogenital siğillerin büyük çoğunluğunun HPV 6 ve HPV 11 tipleri tarafından oluşturulduğunu ve gebelik döneminde siğillerin belirgin şekilde büyüyebileceğini vurgulamaktadır [3].
Diğer sık görülen enfeksiyonlar arasında Gardnerella vajinalis ve Trichomonas vajinalis enfeksiyonları yer almaktadır. Trikomoniyazis, dünya genelinde en yaygın viral olmayan cinsel yolla bulaşan enfeksiyon olarak kabul edilmekte; tedavi edilmediğinde preterm doğum, pelvik inflamatuar hastalık ve HIV bulaşma riskinde artışa yol açmaktadır [3].
HPV ve genital siğil tedavisi hakkında detaylı bilgi almak için HPV tedavisi sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Vajinal Enfeksiyonlar Nasıl Tedavi Edilir?
Vajinal enfeksiyonların tedavisi, enfeksiyonun türüne göre değişiklik gösterir. Çoğunlukla 3 ile 7 günlük ilaç tedavisi yeterli olur. Mantar söz konusu olduğunda genellikle medikal antifungal kremler veya oral ilaçlar tercih edilir [2].
Bakteriyel vajinozis ve trikomoniyazis tedavisinde metronidazol birinci basamak ajan olarak yer almaktadır. Trikomoniyazis tedavisinde eş tedavisi, tedavi başarısını anlamlı ölçüde artırmaktadır [2]. BV'de antibiyotik tedavisinin ardından yaklaşık 3 ayda tekrarlama oranının %80'e ulaşabildiği bildirildiğinden, kronik vakalarda probiyotik destekli yaklaşımlar da araştırılmaktadır [3].
Siğillerin tedavisinde birçok farklı tedavi yaklaşımı vardır: medikal kremler, siğilin sıvı nitrojen ile dondurulması işlemi olan kriyoterapi, elektrik akımıyla yakılması işlemi olan elektrokoterizasyon ve cerrahi operasyonlar tercih edilebilir [3].
Eğer enfeksiyonlar sık tekrarlıyorsa bağışıklık sisteminin desteklenmesi gerekmektedir. Eğer siz de vajinal enfeksiyonlardan mustaripseniz vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurmalısınız.
Bağışıklık sistemini destekleyen ozon tedavisi hakkında bilgi almak için ozon tedavisi sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- ❓
Vajinal enfeksiyonlar kendi kendine geçer mi?
Hafif kandida enfeksiyonları bazı durumlarda kendiliğinden geçebilir; ancak bakteriyel vajinozis ve trikomoniyazis tedavisiz nadiren iyileşir. Tedavi edilmediğinde komplikasyon riski artar. Belirti varlığında mutlaka uzmana başvurulmalıdır.
- ❓
Bakteriyel vajinozis neden tekrar eder?
Antibiyotik tedavisinin ardından vakaların önemli bir bölümünde 3 ay içinde tekrarlama görülebilir. Bunun başlıca nedenleri arasında vajinal mikrobiyomun Laktobasil-baskın dengeye yeterince dönememesi, biyofilm oluşumu ve eş tedavisinin yapılmaması sayılabilir.
- ❓
HPV kondilom gebeliği etkiler mi?
Evet. WHO kılavuzuna göre mevcut genital siğiller gebelik döneminde belirgin şekilde büyüyebilir ya da ilk kez ortaya çıkabilir. Bu durum doğum kanalını etkileyebilir. Bu nedenle gebelik öncesi ve gebelik süresince düzenli jinekolojik takip önem taşır.
- ❓
Vajinal enfeksiyonlar nasıl önlenir?
Vajinal duş yapmaktan kaçınmak, nefes alabilen pamuklu iç çamaşırı tercih etmek, düzenli jinekolojik muayene yaptırmak ve cinsel ilişkilerde bariyer yöntemleri kullanmak vajinal floral dengeyi korumanın temel adımlarıdır.
- ❓
Trikomoniyazis belirtisiz olabilir mi?
Evet. WHO verilerine göre trikomoniyazis kadınların en az %50'sinde, erkeklerin ise %70-80'inde herhangi bir belirti vermeden seyredebilir. Bu nedenle düzenli tarama ve eş tedavisi önem taşımaktadır.
Referanslar
- Paladine, H. L., & Desai, U. A. (2023). Diagnosis and treatment of infectious vaginitis: Proposal for a new algorithm. Frontiers in Medicine. PMC9947655. (https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9947655/)
- Van Schalkwyk, J., et al. (2015). Vulvovaginitis: screening for and management of trichomoniasis, vulvovaginal candidiasis, and bacterial vaginosis. Journal of Obstetrics and Gynaecology Canada. PubMed PMID: 26001874. (https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26001874/)
- World Health Organization (WHO). (2024). Recommendations for the treatment of Trichomonas vaginalis, Mycoplasma genitalium, Candida albicans, bacterial vaginosis and human papillomavirus (anogenital warts). Geneva: WHO. (https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK605763/)